emir kipidir; halime-vaktime,giyimime-kuşamıma,saçıma-sakalıma,bakışıma-duruşuma,susmama-susmamama,ölmeme-yaşamama aldırış etmeden,içinden gelsin-gelmesin,canın çeksin-çekmesin,içine sinsin-sinmesin, öylece olduğum yerde olduğum gibi sorgusuz sualsiz sar beni.. çok üşüyorum çünkü.. 13/01/12
.................................................................................................................................................................. boşluklarıda sen doldur..
kudurmuş köpek dişidir zorunluluk bilenmiş,törpülenmiş ısırmaya hacet duyar her daim..sancı çeken her dakikanın öcünü almak ister..saldırır,ısırır,kanatır kopartır çoğu kere ısırdığı yeri. acı çektirmekten zevk duymaya başlar...
Biz çayı açığ içeriğ begim çoğ içerığ.. Biz her mola yerinde,her yol ayrımında,her sabah,ağşam,ikindilerdede çay içerığ.. Her misefirlikte,her misefir gelende,dügünde,dernegte hatta cenezede bilem çay içerığ.. Hele hele yerimiz...
sevgiye giydirilen bol-dar elbiseler yüzünden kifayetsiz tanımlamalarında ardı arkası kesilmiyor.. böyle bir yazı varmı ya başlangıç olmadan metnin son cümlesi en tepeye yazılıyor.hal bundan ibaret işte...
neye benzediğinin ne kadar önemi olmalı zalım? kim olduğunun kimlerden olduğunun kimlerin olduğunun? boyun posun endamın önemlimi ki? kalbinin kaç parça olduğu kimlerin yer bulduğunun benim orda yerimin...
kalmaz ki benden sana böyle yıpratılırsam gün boyu.. sakladığım tüm sırlarım hayata ifşa oluyor birer birer en çok seni saklıyorum ama böyle delik-deşik edilirse sandıklarım seni...
kıymet-i seniyesi kalmadı zamanın geçmişi hesaplamaktan bugünü unutan adamın hal-i hazırda ki görüntüsüyüm belli-belirsiz az net az bulanık..sorsan uzaktan görenlerin arabesk şarkılarına en kıyak malzeme...
sevgili demogoji uzmanısana bu satırları yazma gereği duyurduğun için kendinden utanmalısın köpek öldüren şarap şişesi kılıklı manyak:)sana nasihatim olsun ak sakallı dedenim ben nineni tanımadığıma...
karga-tulumba sürüklendi özlemeler yerlerde,kefen biçilip-dikildi hasretlere,bir şişeye doldurulup kör tıpalarla ağzı kapatıldı şişelerin denize atıldı can yanmalarının sonraki uyanılan güne kadardı olup biten,mahmaur gözlerle bakıldı...
sonsuzluğa düşlenen bir düş-zade olacağım hiç aklıma gelmezdi..olduğum mekanları inkar edercesine bulutlar üzerinde mekan arayacağımı,olduğum hal-i unutmak için çırpınıp duracağımı,dostlarımın düş-zadenin düşüşünü görmek için üşüşeceğini...